Ana sayfa Medyum Arman Kimdir?

Medyum Arman Kimdir?

 

Medyum Arman Kimdir?

 

            Kökenlerimin bana aktardığı bir gen olarak kendimi bildim bileli ilgimi çeken gizli ilimler ile eğitimim dahil yaklaşık 20 yıldır parapsikoloji, cinler alemi, havvas, ledün ilmi, hipnotizma, bio enerji, kabala ve gizemli ilimler ile ilintili pek çok konuyla alakalı eğitimler aldım, araştırmalarım ve çalışmalarım oldu. Özellikle Mısır’da El-Hekim ile yaptığımız Ledün ilmi ve cin çalışmaları, Romanya’da eski bir papaz olan Dimitru Altenescu ile yaptığımız büyü çalışmaları ve 1,5 yıl haham Gabriel ile yaptığım kabala çalışmalarıyla birlikte ilmimi geliştirmemde büyük faydalar sağladı. 8 ay kadar misafir ettiğim ve karşılıklı ilimlerimiz konusunda istişarede bulunduğum hindu Rajiv Devgan ile Atharvanveda, Rgveda gibi pek çok sihir ve büyü hakkında tecrübem oldu.

İnsanlar tarafından Medyum diye adlandırılsamda, insanlara kendisini Medyum, Hoca, Astrolog, Manevi Şifacı, Falcı, Büyücü Parapsikolog, Okultist, Spirtüalist gibi ünvanlar ile tanıtan kişilerden çok daha farklı olarak hem çalışma sistemim hem de eğitimlerim ile uygulamalarım ile medya ve beni tanıyanlar, daha önce benimle çalışmış olan değerli misafirlerim detaylı şekilde biliyorlar.

Medyum unvanını neden kullandığıma gelince, bu işi gizli ve merdiven altı şekilde yapmadığım, bu ilme saygım, bağlılığım ve insanlara yardım etmenin verdiği huzurdur. Bir de tabi ki bu işi resmi olarak, vergi levhası ile vergimi ödeyerek yapabilmem için alabileceğim tek unvan Medyumluk. Halk arasında hoca, cinci hoca gibi terimler kullanılsa da ilmimin içerisinde havvas ilmi ledün ile ilgili araştırmalar, eğitimler ve çalışmalar da var ve bu konularda da eğitimli ve profesyonel çalışmalar yürütmekteyim.

 2006 yılından bu yana pek çok basım yayım organında, gazeteler ve dergilerde röportajlarım ve bilgi içerikli köşe yazılarım oldu. Görsel ve sesli basın üzerinden de pek çok tv ve radyo programında hem konuk olarak bulundum, hem de kendi hazırlayıp sunduğum programlarım oldu. Türkiye’de pek çok ilkin sahibi olarak ilk medyum ofisini açmış olmam, ilk radyo ve televizyon programını yapmış olmamda gelmektedir. Yerinde ve konusunun gerçek uzmanlarından, gerçek, tarihi kaynaklardan aldığım eğitimlerin yanı sıra ülkemizde mesleğim ile alakalı sayısız ilkleri yapmış olmanın gururunu da yaşamaktayım.

            Dijital dünya içerisinde de ülkemizin ilk internet sitelerinden birisini ben açmış bulunmaktayım. Google arama motoru kullanılmadan önce Alta Vista ve Yahoo arama motorlarında tek çıkan medyum benim.

            Tabi ki dijital dünyanın hızla yayılması, sosyal medyanın gücü gibi değişkenler Medyumluk müessesine büyük darbe vurmuş ve medyumluğun, kadim ilimlerin ne olduğunu dahil bilmeyen, yalnızca insanların umutlarını sömüren sahtekar tacirler ile dolmuş, doğru ve yanlışı, gerçek ve yalanı karıştırmadan hizmet alabilmek tam manası ile imkansıza yakın hal almıştır. Böyle bir ortamda, bu şartlar altında ofinizin kapısına medyum yazabilmek ve bunu ispat edebilecek kadar güçlü bir şekilde insanlara sunabilmek gerçek bir gövde gösterisi haline gelmiştir. İzi sürülemeyen, bir yalanı çok kolay şekilde hazırlayabileceğiniz kuru bir sosyal medya hesabı ve birkaç sahte görsel ile insanları kandırmanın kolay olduğu dönemde bu işi vergisi ile yapabilmek ciddiyetinizi ve gerçekliğinizin ispatı olmuştur.

Bu ilme ilk başladığımda Mısır’a bir valiz ve çok az para ile gitmiş El-Hekim’den ilk dersimi almıştım. “Dürüstlükten ve insanlara hayırdan ayrılmadığın sürece Allah yardımcın olacak demişti.” Bu düstur ile hareket ettim ve önceliğim yalnızca bu iki düstur oldu.

            Benim bu kadim ilimlere ilgim ailemden gelen ocaklık geleneği ile iltisaklı olmakla beraber, mısır köklerimde büyük dedem ve anneannemde bulunan yeteneklerdir. Aile mirasım olan ocaklık geleneği ve yeteneklere saygım ve verdiğim değerden ötürü daha ilk günden itibaren bu ilmi resmi ve devlet kontrolü altında yapmak için çabaladım. Günümüzde sağdan soldan okudukları, az biraz dini bilgi ile duyumları ile insanları kandırmaya çalışan pek çok sahtekar ile mücadele ettim.

            Sevgili ziyaretçilerim unutmamanız gereken tek şey “Dermansız Tek Dert Ölümdür.” Rabbim her derde bir deva ve bir çare vermiştir, yapmamız gereken doğru yere bakmak, doğru yolu bulmak ve doğru kişi ile tamas kurmaktır. Dertlerinize hala bir derman bulamadıysanız, bu yazıyı buraya kadar okuyup kafanızda hala bir soru işareti kaldıysa yapmanız gereken tek şey beni aramak ve sorunlarınızı paylaşmaktır çünkü dertleriniz ile alakalı doğru adrestesiniz.

            Sevgi, Saygı ve Dua ile Cenab-i Allah’a Emanet olunuz…

Son olarak tekrar tekrar “Dermansız Tek Dert Ölümdür” Diyorum.